G!ZéML!: Şubat 2010

28 Şubat 2010 Pazar

Yüregimde KapıLar Var! ßeLki GeLirsin Diye OdaLar Açıyorum Herbirine.. Yüregimde ÇaresizLik Var! SensizLige Attıgım Her Adım, ßiraz Daha Gem Vurur Ömrüme.. Yüregimde ßir Sen Var! OLmadığın KaLabaLıkLar ßeyhude.. Yüreginde Aşkına SefiL ßir ßen! Yoksan MutLuLuk Ne Çare...

27 Şubat 2010 Cumartesi

öLüMLéR ßékLéR ßéNy SéN yH0kkéN,qözya$LaRıM DuRMaz ßéNLiqiMDéN uzakkéN,içiMDéky SéNy kiMSé ßiLMézkéN,qözLéRiM kapaNıR ßu RüyaMDa SéNSizkéN...

Hüzün yıldızları parlıyor bugün gökyüzünde,
Bu gece yine için için yanıyorum,
Oturmuş seni düşünüp ağlıyorum,
Seni, gidişini, sevişini, herşeyini…
Unutamıyor işte seni şu yaralı kalbim,
Yaptıklarını hatırlayıp, pişman oluyor…
Seni düşünüyorum bu gece, karanlık gökyüzünde…
Simsiyah gökyüzünde parlayan yıldızları seyrediyorum,
Onları sana benzetiyorum,
Kararmış kalbimin bir kenarında yanan meşale misali…
Dedim ya, seni düşünüyorum bu gece,
Beni sevdiğini, bana nasıl baktığını, bana nasıl güldüğünü,
Ellerimi nasıl tuttuğunu, ellerini nasıl tuttuğumu,
Büyüyen bir ateş gibi sevgimizin nasıl çoğaldığını
Ve birgün ansızın bırakıp gidişini…
Son vedanı hatırlıyorum, gözlerime ağlarcasına baktığını,
Gözlerini kalbime gömdüğünü hatırlıyorum,
Bir daha çıkamasın diye…
Çıkamadılar zaten kalbimden gözlerin,
Ölüler dirilirler mi ki gömülenler çıksın, gitsin?
Gittin son bir veda ile gözü yaşlı,
Elimde kolyen, ardından dakikalarca baktım, ağlamaklı,
Sıkıldım, üzüldüm, perişan oldum ama ağlamadım…
Ağlayamadım, engel oldu gururum, engel oldu aşkım,
Uzaklara gittin, belki birdaha asla geri dönmemecesine,
Özledim seni deliler gibi, özlüyorum hala…
Sen bir yerde ben bir yerde, yinede sönmedi sevgimiz,
Aksine çoğaldı dağlar gibi oldu hasretimiz…
Hep seni hayal eder, hep seni düşünürdüm,
Sesini duyunca yaşar, duyamayınca ölürdüm,
Aradın beni aylarca bir sevgi uğruna,
Ne yazık ki, ihmal edildin bir hata uğruna,
Kırıldın, ağladın, affettin ama hep sevdin,
Beni sevdin gülüm beni, kalbi kırık bir vefasızı,
Yine ihmal edildin yine unutuldun bir hiç uğruna,
Yine kırıldın, yine ağladın, yine affettin…
Bir daha unutuldun, sevdanla başbaşa bırakıldın,
Yine kırıldın, yine ağladın ama bu sefer affetmedin…
Sevdiğini en mutlu gününde öldürdün,
Ve ardına bakmadan gittin…
Beni benle başbaşa bıraktın, yıkıldım, üzüldüm, kırıldım…
Senden ayrılınca kaldım çaresiz, sevgisiz ve birde sensiz,
Hep sensizdim zaten ama şimdiki kadar asla değil…
Parçalanmış bir kalbe sahip oldun mu sen hiç?
Parça parça edilmiş, yıkık ve virane,
Bir o kadarda vefasız…
Önceleri üzüldüm, yıkıldım ama asla ağlamadım…
Geldi geçti deyip senide gözlerin gibi kalbime gömdüm…
Unuttum dedim, unutacağım dedim,
Unutamıyorum dedim, unutmam dedim…
Önce gözlerin sonra sen çıktın kalbimden,
Bir vicdan azabıdır başladı ölü yüreğimde,
Hiçbir şey kalmadı, senden başka kalbimde,
Hatıraların, gözlerin ve sözlerin…
Şiirlerini getirdiler bana,
Beni öldüren şiirlerini…
Vefasız dediğini duydum, yıkıldım,
Düşündüm seni gecelerce daima tek başıma,
Şiirlerin öldürdü, hasretin yaktı yüreğimi,
Kırıldım, üzüldüm, yıkıldım ve en sonunda ağladım…
3 kişi ağladık sana; ben, kalbim ve gözlerim…
Sana yandım, seni sevdim, seni hatırladım heryerde…
Belki birgün sesini duyarım umuduyla
Telefon bekledim günlerce,
Telefon gelmeyip sesine hasret kalınca
Ağladım ağladım,
Sana yaptıklarımı ancak o zaman anladım…
Duydum ki kalbini vermemişsin kimseye,
Olurda içinde görürler beni diye…
Benim kalbimide istediler, ama vermedim kimseye,
Olurda içinde seni görürler diye…
Gökyüzü yıldızlar ile doluydu, ben hep seni düşünürken,
Hüzün yıldızları koydum adlarını, seni hatırlatıyorlar diye,
Aynı onlar gibi sende benden çok uzaklardaydın,
Hep göz kırpardın uzaktan, sessizce,
Bense hep seni bekledim kırık kalbim, yaşlı gözlerimle…
Bazen hayallere dalıyorum, seni düşünüp ağlıyorum,
Seni ve sevgini arıyorum hep kalbimde…
Düşmüyor adın hiç dilimden,
Öleceğim gülüm bir gün ben,
Senin sevginden, senin derdinden…
Bir gün göreceğim yine belki seni,
Seni, beni unutmuş, benim olmayan seni…
İşte o an aşkımın gözyaşlarını hatırlayacağım,
Ve yine bir köşeye oturup ağlayacağım…
Yemin ettim senin üstüne sevmeyim başkasını diye,
Ve heryerde, her zaman tekrarlıyorum yeminimi;
Seni unutmam için öldürseler bile,
Karşılık olarak dünyayı verseler bile,
Darağacı kurup idam etseler bile,
Senden başkasını asla sevmeyeceğim

Bir meleği serbest bırakıyorum yoklugunda

Issız bir gecede
Sessiz bir nefeste
Isıksız bir sokakta
Dolanıyorum yoklugunu kazıdıgım sokaklara
Anlatır oldum derdimi tasamı yol kenarlarına
Elimde eski günlerin anıları
Yüreğimde sensizliğin bitemeyen tükenmeyen sancısı
Gözlerimde herseye rağmen buz tutmus mutluluklar
Kulaklarımda beraber söylediğimiz sarkılardan nameler
Bütün bunlarla efkarlı gecemde
Yudumluyorum bir damla birayı
Pesimden geliyor aklımın bir kenarında kalmıs umutlarım
Ne kadar git desemde inat iste
Sana cekmis belli
Uğrasmıyorum seni geri getirmekle
Biliyorum…
Geri gelmeyeceğini
Seni unutamayacağımı
Askımın tükenmeyeceğini
Cünkü ask durur bir kenarda umutlarımla
Cabalamıyorum…
Seni geri getirmek için
seni unutmak için
Yasamak için
Son veriyorum hayatıma son bir hatırayla
Bir meleği serbest bırakıyorum yoklugunda…

Yasaklımsın...!

bir yasaktan ibaretsin kaç zamandır çiğneyemediğim ve adına suç demişim seni düşünmenin,   yasak seni sevmek...! işlemişim şehrin en derinlerine bir çığlık gibi... bir yasak özlemine,
bir yasak hayaline,
bir yasak da düşlerime düşen gözlerine...


İşte böyle sarmaş dolaş yasaklarla ulaşabilmek isterken sensizliğe mızmız bir oyunbozan olan yanım kabarır arasıra, engelleyemediğim kuralsızlığımdan sızar, köreltemediğim merhametimle çakışır, duygusal zaaflarımdan yararlanırsın.
sen de bilirsin özlemlerin yasakları delik deşik ettiğini, bilirsin o oyunbozan yanımın en ayyuka çıktığı zamanları ve uygulayabildiğim en katı yasağın yasaklara koydugum yasaklar olduğunu.


akşamları tok karnına aldığım iki tablet "SEN" yerine yeni bir aşkı antibiyotik niyetine yutmak gelirken içimden yasaklarımı anımsıyorum birden, öyle ya en öncelikli yasağımı sevdalara koymuştum ben.


bir yasaktan ibaretsin kaç zamandır delemediğim ve adına suç demişim en kuytu köşelerde hayalinle sevişmelerin. zaten sen bütünüyle yasaksın bana da, benim yasaklarım senin sınırını aşanlara. bir yasak sen kokan nefesime,
bir yasak seni anan dudaklarıma,
bir yasak da tüm tonlarında yansıdığın gözlerime.


yasak seni sevmek,
yasak düşünmek,
yasak ismini anmak ve düşlerime düşmemen için uykuya dalmak.


bu şehirde tek başına yürümek sensizliğe,
kaldırımlarına yasak, sokaklarına yasak, denizine yasak...
kararlıyım hiç olmadığı kadar,


ya sen yasaksın bu şehir ile bana,
ya bu şehir ile bu can bana yasak!
Yağmurlu bir havada gün batımından gün doğumuna
Durmadan yürüsem kaç kilometre yol alabilirdim
Ve seni yıkayıp temizleyebilmesi için o yağmurdan
K aç milyon tane damle düşerdi santimetrekaresine kalbimin ???...
Kapısına Kilit Vurdugumuz Sevdalar Paslanınca ..
Bu Şehrin Sokaklarında ..
Bir Seni Yalnız Seni Arayacağım ...
Rüzgar Koksa Ellerin ..
Rüzgar Olsa Gece Saçların ..
Bundan Böyle ..
Bir Sennn ..
Yalnız Sen İçin ..

Ağlayacağım...
Rüzgar esiyor yüzüme, yüzüme doğru,
Yaşlar akıyor savruluyor rüzgarla her yere
Anılar uçuşuyor yüreğimden kaçmak istercesine
Anlamı yok söylenenlerin…
Gitmek istiyor ruhum, uzaklara gitmek…
Dört bir yanı kapalı kalbin, vurulmuş kilidi kapısına…
İstese de yapamıyor, çaresizliğe mahkum
Her şey gibi…
Gün batıyor sessizlik çöküyor her bir tarafa,
Aydınlık yok oluyor yüreğimden unutulmuş hatıralara
Acılar geliyor üzerime, üzerime vurgun gibi…
Yok diyorum içimden: Ben yitik savaşçı değilim ki!
Gelirim üstesinden hayatın, en zor engellerini bile aşarım
Tek bir kararsızlıkta kalsam bile yine kendimle anlaşırım
Sonsuz bir kayıp içinden yeni umutlar için yaşarım
Kayıp değilim ben hala yüreğimle seviyorum
Dünya umurumda değil, sevgisiz ben yok olurum
Hüzünler bir hasretlik mektup gibi,
Yıllardır beklenen ve asla ümidini yitirmeyen saatler gibi,
Geçmek bilmese de yaşanıyor yine benliğimde.
Sevgiye tutkun bir kalp var bedenimde,
En hırçın dalgaların kıyılarında ki kayaları,
Zamanla parçalayabildikleri gibi,
Sevgileri büyütüyorum inatla tüm inancımla.
Gecelerin en güzeli ve mehtabın en derininde
Gözlerini hayal ederek seviyorum hayatı,
Tutunuyorum yeniden, yeniden tüm varlığımla,
Küçük bir kalbin yapabileceğinin en iyisini yapmaya çalışıyorum,
Ve o küçük kalple seni hala çok seviyorum…

26 Şubat 2010 Cuma

Yokluguna yazdigim bunca seyden sonra bir de varligin düsüveriyor aklima... tek kelime edemiyorum ... Varligin susmalarim oluyor.susmalarim ise; özlemine dönüsüyor... gülüslerin geliyor hatrima ... sonralar... sonralarin takibinde gidiyor. Simdi mi ... ¿¿¿ sadece dolu bir bosluk ... Susuyorum ... Sahidlerim sahidim olsun...

ZamanSız oŁSada..:/ MahkumduR inSan ЧaŞamaЧa . . HeRŞeЧin iŁaCı zaman deRŁer Чa . . ßenim iÇin zamanm oŁmadı aSŁında . . ZamanSız †anıdım, ZamanSz SeVdim, ZamanSz †eRK ediŁdim . . zaman Zaman heP SoRunum ...

AFFET ALLAHIM ONU SENİN KADAR SEVERSEM EĞER ÇOK SEVEN KULUNU AFFET ALLAHIM ONA BU CANIMI VERİRSEM EĞER GÜCENME NE OLUR AFFET ALLAHIM AŞKIMA YENİK DÜŞERSEM EĞER HER SÖYLEDİĞİNE BOYUN EĞERSEM BİRGÜN BU HALİME İSYAN EDERSEM EĞER BENİM İSYANIMI AFFET ALLAHIM.............

22 Şubat 2010 Pazartesi

WaZGéÇ!LMéZ!MS!N......

Sen milatsın yaşamımda.
Öncesi ve sonrası çok şeyin değiştiği,
Sen devrimsin.
Yaşama bakışımı değiştiren,
Gecemi gündüzümü karıştıran.
Sen güneşsin,Bana hayat veren.
Karanlıklarımı aydınlatan.
Sen umudumsun
Düşlerimi ,geleceğimi çiçek gibi süsleyen.
Sen sigaramsın.
Vazgeçemediğim.
Ayrı kaldığımda özlemini çektiğim.
Sen  renk renk çiçeklerimsin.
Dünyamı güzelleştiren
            SEN HAYATIMSIN ''Ben yaşadıkça benimle yaşayacaksın.''
Kuru bir ateş mi war alnımda? Ah; Eskiden ,doğan güneş beni coşturur,batan güneş dinlendirirdi.Geçti o günler. O güzel ışık aydınlatmıyor arttıkça arttı.Tad alma gücüm de yok oldu büsbütün.Çok kurnazca ve insafsızca lanetlenmişim ben,cennetin oratsında cennemdeyim...

Gittiğine inanmak istemezki gözlerim Mademki gitmedin ne bu gözyaşları derse biri ne cevap veriririm Dudaklarımı ıslatan yağmur bir daha yağsa nasıl yalnız ıslanırım Giderken hiç düşünmedin mi? Sabah odama gelse güneş sensiz nasıl uyanırım Hep korktuğumuz ölüm hani ikimizi birden götürecekti Şimdi gelse tutsa kolumdan ben nasıl giderim...! ! !

Seni korkutacak geçtiğin yollar, Arkandan gelecek hep ayak sesim. Sarıp vücudunu belirsiz kollar Enseni yakacak ateş nefesim.

hiç oLmayan séndén Çoktan vazqéÇtim ! diLim sustu yüréqimdé ahLLarın kaLdı ! o çocukSu sévdandan qéÇtim ! aramızDa ödéneCek ték ßir hesap kaLdı ! $imdi ßén affétSémDe aLLaha né diyéCékSin ?! yüréqimé ßir ah bOrcun var ! éLbét birqün ödéyéCekSin!!

Ne hesabını veremeyeceğim bir günüm oldu ne de vicdanımı lekeleyen bir geçmişim...

♥♥♥....ÖyLesine içimdeki öyLesine seviyorum ki.Çok êngêL var belki aramızda .Ama öyle bi anda geldin ki hayatıma vazgeçmek olmuyor senden..Sende VazgeçmeVazgeçeme ßênden.Seni seviyorum ölesiye seviyorum.HêLâLiM..♥♥♥.....

SéwG! KéLéBéĞ!....!

bak avuçlarımda titrek bi kelebek gibi saklıyorum aşkımızı korkuyorum avucumu açsam kaçacak kapasam ölecek die....
İnsan olmaya giden yol mutlaka aşktan geçmeli
İliklerine kadar aşık olmalı insan. En azından hayatında bir kere aşkın tokadını yemeli. Sersemleyip... düşmeli hatta, bir ömrün önemli yıllarını o aşk için tüketmeli.
İnsan doya doya aşık olmalı mutlaka. Kavak yelleri denilen o yel, ne garip şeymiş bilmeli. Yüzünde engel olamadığı tuhaf gülümsemeyle, ortalık yerde gezinmeli.
İnsanın aşktan gözleri parlamalı bir defa. Karşıdan bakanlar, sevdalı olduğunu anlayabilmeli. Herkes içten içe kıskanmalı onu. Aşkı yakalamış şanslı bir kul olduğunu düşündürmeli.
İnsan aşktan saçmalamalı mutlaka. Normal zamanda asla yapmayacağı işler yapmalı. Biraz boyun eğmeyi öğrenmeli....
Gözleri kör olmalı aşktan. Görmediği çukurlara düşüp, uçurumlardan düşmeli. Hata yapmalı, yanlış yola dönmeli, girdaplarda boğulmalı aşk yüzünden.
""İnsan kendini geçecek kadar aşık olabilmeli. Bencilliği unutmayı, egoyu törpülemeyi, paylaşarak büyümeyi aşkla öğrenmeli.""
İnsan kendinden fazla sevmeli birini. Bir zamanlar el olanın şimdi canı yandığında, kendininkinin nasıl daha fazla acıdığını görmeli.
Öylesine büyük sevmeli ki, sonunda yolu Tanrı’ya varabilmeli. Aşk insanı düşündürmeli. Neden bu dünyada olduğunu, yaşamın gizemini aşktan hareketle bulabilmeli.
Sonra aşk acısı çekmeli mutlaka. Kaybetmek nasıl bir duygudur, sahip olmak ne değerlidir, aşk bunları göstermeli.
Kalbinin orta yerinde bir bıçak kesiği ile yaşamayı denemeli. Gözyaşları tükendiğinde, gözlerden kan geldiğini şaşırarak öğrenmeli.
Burnun direği sızlamalı. Özlemek neymiş, hasret insanı nasıl yakıp kavururmuş, aşkın ızdırabını çekerken anlayabilmeli.
Bir aşkı beklemeli insan. Zamanın durmasını istemeli. Geçen her dakikanın, yelkovanla akrebin her hareketinin ciğerlerinden sökülüp alındığını görmeli. Kaç sigara içse bitmeyen gecelerle kendini terbiye etmeli.
İnsan mutlaka aşık olmalı. Şöyle keyifli, büyük bir sevdaya tutulmalı. Sonra terk edilmeli, acı çekmeli. Bunları yaşamalı ki, başkasını anlayabilecek olgunluğa gelmeli. Kibrin, küstahlığın, bencilliğin yok olması için, herkes aşkın ateşinde yanıp, aşkla gönlünü eğitmeli. Bence insan olmaya giden yol, mutlaka aşktan geçmeli
.....

Caddeler...!

AYNI ŞEHRİN CADDELERİNDE GEZİNİYORUZ BİRBİRİMİZDEN HABERSİZ. YÜREKLERİMİZİ DAĞITIYORUZ UMARSIZ SEVDA CAMBAZLARINA. BİRBİRİMİZDEN UZAK OLMAK ADINA, İĞNELER BATIRIYORUZ ÇOCUK RUHLARIMIZA. MERTLİK OLSUN DİYE AĞLAMIYORUZ, HAYKIRMIYORUZ. SANKİ BİRBİRİMİZE ÇEKTİRDİĞİMİZ ACIDAN ZEVK ALIYORUZ. BİRBİRİMİZİ DELİCE SEVERKEN, AŞKI...

yinede ben topLardım yerLerden kaLbimin kırıkLarını.. sırf ayakLarına batmasın diye !

En çok senin yanında üşürdüm...
Sen beni her zaman üşütürdün de; haddimi aştığım zamanlarda, sana yaklaşmayı denediğim zamanlarda yani, en acımasız soğuğunu çarpardın üstüme...

Çok toydum, dayanamazdım, buz kesilirdim ve son bir vuruşla paramparça etmeyi de ihmal etmezdin o buz kütlesini her seferinde.
Yine de ben toplardım yerlerden kalbimin...

Kıyıda köşede kalmış gülüşlerimi Cebimde kalan bir kaç umudu da alıp yanıma Solumda kalan söylenmemiş sözleri ardımda bırakarak Di'li geçmiş zamanların izlerini silercesine Yara bere içindeki kanayan dizlerime aldırmadan yürümek Bir kaç satırlık (da olsa) başlagıçlara .. Ve; Kendimden bile esirgediğim düşlerde olmak istiyorum.. `

Geri Sayım Sen Doğduğunda Başladı,çünkü,ÖLüm Bir Yok Oluş Değil Yeniden Doğuştur.....
   
  Eğer 9 canlı olsan bile ,
   En fazla 8 kez kaçabilirsin ölümden.
    Bilki         7 düveli sultan olsan dahil,
     Yerin         6 mezar olacak sana.
       En fazla      5 metre kumaş götürebileceğin.
         Kapatacaksın 4 açsanda gözlerini.
          Bu dünya        3 günlük fani dünya
            Azrailin önünde 2 kat olup yalvarsan da ,
              Ecel geldiğinde   1 gün,
İŞTE O AN HER ŞEY ''0 'DAN BAŞLAYACAK...

21 Şubat 2010 Pazar

SéwDaM....!

   ßir sevdam olsa....!
Alıp götürse beni benim olmadığım yerler,
Yağmurun toprağı yıkadığı gibi okşasa.
O gökyüzü olsa ben bir kuş,
Süzülsem hiç durmadan bulut bulut.
Deniz olsam sarılsam kumsallara sarıldığı gibi,
Gece olsam yıldızları gözlerinde süsledim.
Kavuşmak olsam tan yeri gibi.
Dumanı tüten uzaklardakii umut ateşi olsam,
ßaşında saç,elinde ter,gözünde yaş olsam.
    ßir sevdam olsa...!
Dağalrada çağlaya çağlaya kucağına inen nehir olsam.
Teninde koku,içindeki ruh olsam.
O bir kelebek ben konduğu çiçek olsam.
ßen yayla olsam o üzerimde yayılan kuzu,
ßen çoban olsam o dudaklarımda öptüğüm kaval.
Kaderim olsa eceli elinde yaşadığım.
Ölümüm olsa ağzındaki son duam.
    ßir sevdam olsa...!
Şehrin gürültüsünde dinlensen hiç durmadan.
Aldığımson lokmada onu tatsam.
Ömrümü ömrüne müebbet mahkum yaşasam.
Gönlümün yeşerttiği tek gül olsam.
   ßir sevdam olsa...!